Antrenman sırasında çabuk yorulmak, setler arasında toparlanmanın uzaması ve gün içinde zihinsel yorgunluk hissi çoğu zaman enerji metabolizmasının yeterince desteklenmemesiyle ilişkilidir.
Sabahları yorgun uyanmak, gün içinde motivasyon eksikliği yaşamak, antrenman isteğinin azalması ve toparlanma süresinin uzaması çoğu zaman optimize edilmemiş bir hormonal dengenin işaretidir.
Zamanla vücudun proteine verdiği yanıt değişir. Genç yaşlarda kas protein sentezi nispeten kolay tetiklenirken, 35–40 yaş sonrasında “anabolik direnç” olarak adlandırılan bir durum ortaya çıkabilir.
Modern sporcu beslenmesinin temel taşlarından biri olan protein tozları , hâlâ birçok kişi tarafından “doğal olmayan kimyasal karışımlar” olarak algılanmaktadır.
Günlük protein hedefine ulaşmak, özellikle yoğun tempolu günlerde zorlayıcı olabilir.
Kreatin, sporcu takviyeleri arasında performansı artırdığı en çok kanıtlanmış bileşenlerden biridir.
Şiddetli bir antrenmandan sonra yaşanan kas ağrısı (DOMS), gelişimin bir işareti olsa da, sonraki seansların verimliliğini düşürebilir.
Esnek diyet yaklaşımlarının popülerleşmesiyle birlikte "serbest öğün" (cheat meal) kavramı hayatımıza girdi.
Dengeli bir beslenme planı, her sporcunun temelidir. Ancak yoğun antrenman, stres ve modern tarım yöntemleriyle azalan toprak kalitesi, yediğimiz yiyeceklerden bile yeterli miktarda vitamin ve mineral almamızı zorlaştırabilir.
Her sporcu, antrenmanın son tekrarlarına doğru kasların yandığı ve zihinsel direncin azaldığı o kritik noktayı bilir.